Daha önce paylaşılan belgelerde Zilan Aşireti’nin Ağrı, Doğubayazıt, Eleşkirt, Aşkale, Diyadin ve Bayazid çevresindeki tarihî varlığına işaret eden önemli kayıtlar bulunuyordu. Şimdi gelen yeni belgeler ise bu çerçeveyi daha da genişletiyor.
Özellikle bu yeni belgelerde dikkat çeken nokta, Zilan adının farklı dillerde ve farklı yazım biçimleriyle karşımıza çıkmasıdır. Bu durum çok önemlidir. Çünkü tarihî kaynaklarda bir aşiretin adı her zaman bugünkü telaffuzla yazılmaz. Bazen Zilan, bazen Zilanli, bazen Zillanly gibi biçimlerle kaydedilebilir.
Buna rağmen kaynakların ortak söylediği şey nettir: Zilan adı tarihî aşiret tasniflerinde görünürdür, yerleşim alanlarıyla birlikte zikredilir ve reisleriyle birlikte kayda geçirilir.
1. Almanca Aşiret Tablosunda Zillanly Kaydı
Gönderilen yeni belgelerden birinde, “Tabelle der kurdischen Taife” başlıklı Almanca bir aşiret tablosu yer almaktadır. Bu tabloda çeşitli Kürt aşiretleri, yaşadıkları yerler, reisleri ve büyüklük oranlarıyla birlikte kaydedilmiştir.
Belgede dikkat çeken en önemli bölüm, Muş sancağı / Bulanık çevresi bağlamında “Zillanly” adının açık biçimde geçmesidir. Bu kayıt, iki açıdan önemlidir. Birincisi, Zilan adının yalnızca sözlü hafızada değil, Avrupa kaynaklı etnografik tasniflerde de kayıt altına alındığını göstermektedir. İkincisi ise, bu adın Bulanık – Muş hattı ile ilişkilendirilmesi, Zilan çizgisinin yalnızca Bayazid tarafıyla sınırlı olmadığını düşündürmektedir.
Belgede Zillanly adının yanında aşiretin reisleri arasında Hussein-Aga, Suleyman-Aga, Kap-Aga, Orkus-Aga ve Baty-Aga gibi isimlerin görülmesi de, bu yapının sıradan bir yer adı değil, reislik düzeni olan bir topluluk olarak algılandığını göstermektedir.
2. Zillanly Adı Metin İçinde Reisle Birlikte Anılıyor
İkinci yeni belgede ise, yine Almanca tarihî bir metin içinde “Zillanly” adı doğrudan cümle içerisinde geçmektedir. Metinde, “Stammes Zillanly” ifadesiyle bir topluluk ve onun başı olarak da Hussein Aga adı zikredilmektedir.
Bu çok kritik bir ayrıntıdır. Çünkü bir önceki belgede Zillanly adı tabloda yer alırken, bu belgede aynı isim artık düz anlatı içinde, yani metinsel bağlamda da kullanılmaktadır. Böylece Zilan / Zillanly çizgisinin tek seferlik bir kayıt olmadığı, farklı belge türlerinde tekrarlandığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca bu tür metinlerde bir aşiretin reisinin adıyla birlikte geçmesi, o topluluğun dış gözlemciler açısından da belirgin ve tanınan bir yapı olduğunu gösterir. Başka bir deyişle, burada söz konusu olan yalnızca bir coğrafya değil; başlı, reisli, örgütlü bir aşiret topluluğudur.
3. Fransızca Belgede Zilan (ou Zilanli) Açıkça Yazılmıştır
Üçüncü yeni belgede ise Fransızca bir kayıtta doğrudan şu ifade yer almaktadır: “L’achiré Zilan (ou Zilanli)”. Bu cümle tek başına bile çok değerlidir. Çünkü burada kaynak, Zilan ile Zilanli biçimlerini birbirine eşdeğer bir kullanım olarak vermektedir.
Devamındaki kısımda aşiretin Bayazid vilayetinde bulunduğu, yaklaşık 2000 hane olduğu, zaman zaman Perse veya Erivan çevresine gidip konakladığı belirtilmektedir. Bu bilgi, Zilan topluluğunun sınır hattında hareketli bir yapıya sahip olduğunu ve yalnızca tek bir yerleşim noktasına sıkışmadığını gösterir.
Belgede ayrıca Zilan / Zilanli aşiretini oluşturan kollar da sıralanmıştır: Zili, Ridiki, Dilxiri, Geltüri, Berüki, Sewidi, Pirexali, Kürdiki, Dema’d-dini, Deliki ve Mamzidi. Bu ayrıntı önemlidir. Çünkü artık karşımızda yalnızca adı geçen bir aşiret değil, iç kolları sayılan ve hane sayılarıyla tasnif edilen ayrıntılı bir aşiret yapısı vardır.
4. Bu Yeni Belgeler Neyi Güçlendiriyor?
Bu üç yeni belge birlikte okunduğunda artık daha net bir tablo ortaya çıkmaktadır. Zilan adı:
- farklı dillerde yazılmış kaynaklarda geçmektedir,
- farklı yazım biçimleriyle kaydedilmektedir,
- reisleriyle birlikte anılmaktadır,
- yerleşim alanlarıyla belirtilmektedir,
- hatta alt kolları ve hane sayılarıyla tasnif edilmektedir.
Bu kadar çok yönlü tekrar eden bir kayıt yapısı karşısında artık Zilan adını sıradan bir söylence gibi görmek mümkün değildir. Bu isim, tarihî kaynaklarda karşılığı olan, sınır boyu coğrafyalarda iz bırakmış ve çok katmanlı şekilde kaydedilmiş bir aşiret adıdır.
En önemli mesele ise şudur: Bu belgeler, Zilan ismini yalnızca ispat etmekle kalmıyor; aynı zamanda bu adın hangi geniş aşiret hafızası içinde değerlendirilmesi gerektiği sorusunu da yeniden güçlü biçimde gündeme getiriyor.
5. Zilan İsmi ile Bekiran Hafızası Arasındaki Bağ
Bekiranlılar arasında zaman zaman kendilerini Zilan adıyla tanıtan toplulukların bulunması boşuna değildir. Çünkü tarihî belgelerde gördüğümüz bu yaygınlık, Zilan adının bölgede güçlü bir aşiret hafızası taşıdığını göstermektedir.
Burada kesin ve aceleci bir hüküm vermek yerine doğru yöntem şudur: belgeyi, coğrafyayı, yerleşim sahasını, sözlü hafızayı ve aşiret devamlılığını birlikte okumak. Bu yapıldığında, Bekiran çizgisi ile Zilan ismi arasındaki bağın neden kuşaklar boyunca yaşatıldığı daha iyi anlaşılır.
Özellikle Bayazid, Diyadin, Erivan çevresi, Muş-Bulanık hattı ve sınır bölgesi hareketliliği düşünüldüğünde, Zilan adının tek bir lokal başlık değil, daha geniş bir tarihî aşiret evreni içinde ele alınması gerektiği görülmektedir.
Yeni Belgelerle Güçlenen Zilan Kronolojisi
Sonuç
Yeni gelen belgelerle birlikte artık elimizde daha güçlü bir tablo vardır. Zilan adı yalnızca yerel hafızada yaşayan bir isim değil; Almanca ve Fransızca tarihî kaynaklarda da görünür olan, reisleri, yerleşim alanları ve alt kollarıyla kaydedilmiş bir aşiret adıdır.
Bu belgeler, Zilan çizgisinin tarihî gerçekliğini daha da netleştiriyor. Aynı zamanda, bu ismin neden Bekiran hafızası içinde güçlü biçimde yaşadığını anlamamız için de yeni bir zemin sunuyor. Çünkü tarihî isimler bazen tek bir kelimeyle değil, farklı yazımlar, farklı bölgeler ve farklı kayıt dilleri üzerinden okunur.
Belgelerin işaret ettiği gerçek şudur: Zilan adı güçlüdür, tarihîdir ve çok katmanlı bir aşiret hafızasının merkezindedir.
İlgili Yazılar
Değerlendirme
Tarihi belgelerde görüldüğü gibi bazı Bekiran aşireti akrabalarımız kendilerine em Zilî ne demişlerdir ve 300 aile oldukları görülmektedir. Bazı akrabalarımızda Bekiran aşiretinin içinde lakap olan Redkî (Rediki) olarak belirtilmiş ve 200 aile olarak belirtilmiştir.
Bekiran aşireti içindeki akrabalarımız Van-Erciş bölgesinde yerleşik oldukları için bulundukları bölgelerede ‘Geliyê Zilan’ ismi verilmiştir. Zilan katliamın kahramanı direnişçilerden Şehîd Reso ise Erciş Bekirilerindendir. Zîlan katliamında katledilen Kürtlerden 5000 civarında Bekirilerdir. Zorunlu iskana tabi tutulan göç ettirilen Bekiranlı akrabalarımız Aydın,Manisa,Adana ve Bayburt bölgelerine sürgün ettirildiler.
Bekiriyên Geliya Zîla akrabalarımız Adana bölgelerindeki cezaevlerinde vefat eden kahraman direnişçiler oldu.
Belgeler




