Reşoyê Silo Bir Destandır - Ağrı Direnişi

Ağrı direnişinin ardından Türk devleti bölgede büyük katliamlar yapar. Bunların en büyüğü, çoğu kadın ve çocuk olan 15 bin sivilin Zilan vadisinde (Van- Erciş) vahşice katledilmesi olayıdır. Kürdistan’ın Serhat bölgesi, 1925 Şeyh Said direnişinden sonra neredeyse hiç durulmamıştı.

1931’i 32’ye bağlayan kış mevsiminde Serhat’in yüksek yaylaları ve yalçın dağları amansız kara yine teslim olmuşken, Reşoyê Silo’yu da koynunda barındırmaktadır. Reşo, Ağrı direnişinin birlik(deste) komutanlarındandır. Ağrı direnişi boyunca Reşo halk arasında bir efsaneye dönüşmüştür.

Direniş bastırılmış, büyük katliamlar yapılmıştır. Direniş öncülerinin bir kısmı öldürülmüş, bir kısmı da İran (Rohelat) ve Suriye (Binxet-Rojava) Kürdistanı’na geçmiştir.
Fakat Reşo, kalmayı tercih etmiş, akrabası Memoyê Bedır’ın Binxet’e(Suriye Kurdistanı) geçme teklifini ret etmiş; “Ülkemizdeki açlık yabancıların ülkesindeki tokluktan daha tatlıdır. Kim istiyorsa gitsin. Ben tek başıma kalsam da Rom’a karşı savaşacağım” diyerek cevap verir. Akrabası da sonunda “bizim başımız senin başından değerli değildir. Ölüme kadar yanında olacağız.” Cevabını vermiştir.

Reşo ile birlikte kalan ve hareket eden 80 savaşçı vardır. Fakat ağır kış koşulları nedeniyle bu birlik 5’er, 6’şar gruplar şeklinde dağıtılır.

Reşo’nun yanında da eşi Zeyno ile birlikte 4 kişi vardır. Tendürek dağında bir mağarya çekilmiştir.

Gerçi Reşo, 1926 yılından beri bir şekilde dağdadır. Şeyh Said direnişinden sonra ailesi ile birlikte sürülmek istenmiş, kendisi sürgüne gitmek yerine dağa çıkıp mücadele etmeyi tercih etmiştir. O günden beri de bir ayağı hep dağda olmuştur. Zaten Ağrı direnişinin öncüleri çoğunlukla, katledilmeyi ve sürülmeyi kabul etmeyip dağa çıkanların öncülük ettiği bir direniş idi.

Reşo’nun, çekildiği mağaraya yakın köyü basan 200 kişilik bir asker grubu, Reşo’nun köye ineceğini bilerek pusu kurar. Durumdan habersiz olan Reşo, yanındaki iki kişiyi yiyecek temini için köye gönderir, köye giden bu iki kardeş pusuda katledilir.

Bunlar gecikince kamuflajını (çarşaf) giyip köye inen Reşo da yine pusuya düşer. Bir müddet çatışır. Bir süre sonra ateş etmemeye başlar. Askeri komutan, Reşo’nun bir tanıdığı olan bir köylüyü Reşo’nun yanına gönderip teslim olması için ikna etmeye çalışır. Fakat Reşo ona “Benim tüfeğim sıkıştı, ateş edemiyorum bana tüfeği ver” dese de tüfeği alamaz ve teslim alınır.

Gerisini tanıklardan birinin ağzından dinleyelim:
"Bu şekilde Reşo teslim alındı. Komutan:
‘Söz Reşo, gidelim eşin Zeyno da teslim olsun, size dokunmayacağım." Reşo önde biz arkada, Zeyno’nun saklandığı Tendurek dağındaki Devetaş mağarasına gittik. Mağarayı sardığımızda Zeyno bizi fark etti. Bir anda üzerimize kurşun yağdırdı. Reşo dayanmadı;
‘Zeyno beni yakaladılar, bundan sonrası fayda etmez, silahını bırak. ’ diye bağırdı.

“Reşo, sen diyordun benim üzerime daha yiğit çıkmış değil, Tut tüfeğinin ortasından ve silkin yiğitçe.”

Reşo da: ‘Zeyno ben teslim olmadım, tüfeğim bana hainlik etti. Yoksa teslim olmazdım, bensiz mi savaşacaksın?’

Bu sözler üzerine Zeyno mağaradan çıkıp, tüfeğini yere attı.

Zeyno, çok alımlı ve güzel bir kadındı. O koşullarda bile çok bakımlıydı. Saçlarını yeni kınalamıştı, başında bir İran tülbendi vardı; üzerinde kadife bir fistan, ayaklarında da beyaz kalın bir çarık vardı. Komutan sordu:
‘Zeyno bak işte seni de, kocanı da yakaladım. Şimdi söyle bakalım ben mi yiğidim yoksa kocan Reşit Bey mi?’

Zeyno gülerek: ‘Sen Reşit beyin köpeği bile olamazsın. Bizi öldüreceksin biliyorum. Reşit beyin tüfeğini geri ver, 20 metre uzaklaşalım öyle vur. ’ dedi ve devam etti: ‘Emrinde yüzlerce asker ve milis var ve arkanda da bir devlet var. Benim kocamın da sadece bir tüfeği var. O tüfek de hainlik etti. Yoksa sen kocamı yakalayabilir miydin?’

Bu cevap üzerine komutanın emriyle infaz edildiler. Sonra askerler ikisini de yere yatırıp kurbanlık koyun gibi kafalarını kestiler."

Kesik başlar köylerde gezdirilip teşhir edilir ve korku havası yaydırılır.

Sonrasında Reşo ve Zeyno’nun kesik başları Ağrı şehir merkezine getirilip 20 gün boyunca askeriye tel örgülerinin kazıklarına çakılır.

Bekirî aşiretinden olan yiğit savaşçı Reşoyê Silo, Erciş’in Komir köyündendir.

 

Grup Yorum’un Reşoyê Silo türküsü:

https://www.youtube.com/watch?v=xXJmMzOc1hE

Dengbej Ape Bekir - Klama Reşoyê Silo

https://www.youtube.com/watch?v=MvCwaE3RuMc